çekirdek kadroyu geride bıraktıktan sonra isterim ki kız tarafını şöööyle bir tanıyalım. Fotoğraftakilerin hepsi kız tarafının asil üyleri. teyzelerim, dayılarım, onların anneanneleri Aliye Hanım ve kuzenim Arda. Aliye Hanım’ın Arda’ya bakışındaki düşünceli ve karamsar ifade, fotoğraftaki kişilerin tamamının o kadarlık halini bilmesinden ileri geliyor. ‘Bıktım çoluk çocuktan ’ temalı bu bakış dört nesilin bir arada olduğu bu kareye damgasını vurmuş. saygı duyuyoruz.
sevgili kardeşimle kahvaltı yapmayı çok seviyoruz. fotoğraf çekilirken bile görevine ara vermeyip ağzına bişeyler tıkıştırması onun karakteristik özelliklerinden biri. bir diğeri ise basketbol oynarken birilerini sakatlamaktan zevk almasıdır ama konumuz bu değil. yirmi bir yıllık beraberliğimizde kavga ettiğimizi hatırlamıyor olmakla gurur duyuyor, geçen sene gözüne attığım tekmeden sonra yaşananlardan dolayı kendisinden tekrar özür diliyorum.
tombiklik kariyerimin sonlarına doğru görevi bu genç arkadaşa devrettim. Kaancım da görüldüğü üzere görevini ağırbaşlılıkla kabullenip beslenme çantasına sıkı sıkı sarılmış. şu aralar aşçı yardımcılığı yapan Kaan insanı, yirmili yaşların başında olmasına rağmen halen tombik. sağ taraftaki korkunç sehpa ve üzerindeki örtü ile ilgili bir şey yazmak istemiyorum.
kendisi babam olmakla birlikte vaktiyle Mersin’in bıçkın delikanlılarından biriydi. bu verdiği neşeli pozla gönülleri fetheden Halukcum şu aralar Mersin’de yaşamakta ne kadar ısrarlı olduğunu kanıtlama çabasında. Nimetcim ile olan ilişkisinin başlarında ne kadar dinamik, ne kadar yaşama sevinciyle dolu olduğu duruşundan ve gülüşünden anlaşılıyor. Hızlı araba kullanmasıyla tanınan Halukcum, balık tutmayı, yemek yapmayı, parkları ve bizleri seviyor.
şimdi biraz da onlardan bahsedelimm..
sevgili Nimetcim şu aralar yeni hayatını organize etmekle meşgul.. ama eskiden bööyle film yıldızları gibi poz vermesiyle tanınırdı. arkada görünen Galata Köprüsü, Nimetcim’in bu pozu evliliğinin ilk yıllarında yaptığı bir aile ziyareti sırasında verdiğinin kanıtı. Çünkü kendisi geçtiğimiz günlere kadar Mersin’de yaşıyordu. Hatta hepimiz eskiden Mersin’de yaşıyorduk.
işte üretim sürecinin kahraman çalışanlarıyla verdiğim poz. bu zorlu sürecin altından başarıyla kalkmış olmanın verdiği haklı gururla gülümsüyorlar.
evet kolumu kemiriyormuş gibi görünüyor olabilirim.. o aralar dişlerim kaşınıyordu naaapiiim..
ben eskiden tombiktim.. uzun bir süre devam etti bu alışkanlığım.. sonra bıraktım. tombiklikte bir geleceğim yoktu anlıyor musun! Herneyse saç konusuna hiç girmeyelim.. bu modeli yaklaşık 12 yıl sonra yine denedim aynı performansı yakalayamadım..








